Ve gittikçe ırayan
yaban bir yağmur sonrası sesin dallarına çekilmiş durgun bir çınar gibi sakin suskunluğu telaşsız sözlere sarıyorsun yüreğim örselenmiş kırık kantlarıyla düşerken avcuna anlamıyorsun
böylemi biter aşklar gün batımına uçan göçmen bir kuşun yitivermesi gibi bir rüyanın ansızın bitivermesi gibi
nasıl unutursun ?
nasıl unutursun beni sevdin harlı ateşler yaktın karanlığıma aşkların haraç mezat satıldığı dünyada yıldızları birer birer indirdin saçlarıma
seni sevdim kocaman bir dağ gibi genişledi yüreğim
ne çok şeyimiz vardı anlatacak hiç kimsenin bilmediği ne çok şeyimiz ne çoktuk ikimizdik,ne çoktuk ne güzeldik,hiç olmadığımız kadar
sen alırdın kendini beni getiridin yüreğindeki öyle anlardı,aşardık yazgısını insanın nasıl unutursun?
giderdin masmada söylenmemiş şirleri burakıp sen gelinceye kadar nasılda yanlızlıktı yastığımda unuttuğun yokluğun ve artık hep yoluğun....
bir rüzgardı kapandı pencereler son sesleri bunlar ezgimisin duyuyor musun? gidiyorum kal demiyorsun
şimdi bozkırlarda usul usul ağlayan kahır yüklü yabancı gibiyim kimsesiz bir aşkın ayak izinde uzak yıldızlara doğru yol alan ve gittikçe ırayan ve gittikçe ırayan
Ayten Mutlu
|