Unutmadım
unutmadım yıkıntılardan arta kalan yeşilini diri yosunların doğurduğu hasretimi tırpanlayan bir çitf gözü bilseydim göğeren yorgun dizelerim inecek güneye iri acılardan çekerdim düşlerimi salt kutsadığım gezginin yolu kuzeye düşmesin diye yenik bulutlar öfkelenmesin kırık havalar unutulmasın diye
unutmadım yeniden doğan onurlu söylevleri ancak çağımın depremi yüzüme çarpan ve dağılan göğsümde yılgın değil direngen bu yürek o yanlızca teninde tuzu bir saatin sarkaçında zamanı unuttu seni hiç unutmadı
Elif Yıldız Kıratlı
|