Papatya
Burukmusun papatya, olmayacak mı yarın Toprağa küsme sakın, yok ondan başka yarin Kırgınlığa sebep bulamıIyorum yinede Nankörlük edemezsin, şükür gerek bu halde Ödenmemiş bedelin elinden kaçış mı bu Nimetleri açtan esirgeyip, saçış mı bu Gövdende anlatamadıklarının darbesi Gözde ufaksIn, büyük güzellikler ebesi Ah papatya rengin beyaz bilinir, kar gibi Ahıma cevap verme, boşluğa akar gibi
Güzelliğin gidecek, iki mevsim kalmadan Ağlıyorum seninle, ağlamaklı olmadan
Diyorlar ki doğum ölüm, sahnede güldürü Yanda rol alan lüzumsuz figüran bir sürü Biter bu oyun elbet, ne var ebedi süren Ömür yetmez, ne sen görebilirsin nede ben Seyrettim, karanIıktaydın dün yagmur yağarken Son sahne başladI gözler güneşi ararken Nasıl sana sormadan görev devrediyorlar Yüzüme bak ben burdayım, onlar gidiyorlar Ya bilmediklerin, tüm yaşanan bu mu sanki Yaşayanlar aynı değil, kaç insan gördün ki ?
Sevilmeden sevemez fani insan kutusu Ufukta tek görünen kavuşma avuntusu
Her buradan geçtiğimde isyanlar ayyukta Sanma ki anlayacaklar, maddiyat ayakta Tarifi zor, anlatsam bile büyük bir hata İhanetler ortada, gizlilik yok bu lugatta Yollar ayrılacaksa, gitmeliyim buradan Yarı yolda öleyim, emretmişse yaradan Her mevsimin de aynı adacığa bağlısın Papatya dostları acı çığlıkları kıIsın Kabuksuz yaradan akan kansIn ve ılıksın Özlemlerinle geldiğin diyara aşıksın Sevenin olacak, gidip gelsen de papatya Günahkar biz, tasalanma, hesabın rahatya...
Aeb
|