13 Eylül Mektupları
I Beyaz bir zarf üstünde soru işareti Kendini gizleyen birinin mahareti İlk sayfa ; beni birde buraları sormuş Meğer ona göre rahatın adı zormuş Bu ülke geldim geleli soğuk ........ Dayanılır lakin anlatılmaz bu halim Gümüş çember etrafında dönüyorum Her devirden sonra bir daha sönüyorum
Bir renk ahengi gezinir ortalık yerde Sadece farklılığı bulaşmış her ferde
Sözler arkasında pürnar manalar saklı Konuşan onlar değil bir maddeci akıI Diller demir atmış kalleş bir düşünceye Dengeler bozuluyor inceden inceye Pamuk elbiselerde ateşle hasbihal Gölgesi görünmeden kül oldu bir nihal Medeniyet dendiğine bakma sen, yalan Cehalet, rezillik, haya arkada kalan
İğne ucunda hareketsiz kendisi Başka kıyıda olta atar efendisi
Bir çığIık geliyor uzaklardan buraya Biz ve o ses yılanlar döşenmiş araya Burda kaldı amaç, gitmesede hoşuna Hedef ayrıntıda, ilerlemek boşuna Bir tacımız vardı edebten, baş üstünde Çiğnemişler, zıplayan bir ayyaş üstünde Hangi ipe el attıksa koptu aniden Hüsran beklenir boşlukta kalmış faniden Bu çukura nasıl düşer akıllı insan Burdan çıkış zorluğunu bir anlasan
İnan fayda etmez alttan gelecek destek Onların tek rolü, yol üzerinde köstek
Yegane tercümanım beyaz buruşuk sayfalar Güvenemem ki fitneyle dolu kafalar Hani uzanacak mı eller yardım diye Yanıma her gelen, ister mi bir hediye Hüküm yaralı adamda kitap eşinde Asil krallar yeni sömürge peşinde Kelamda beni anlatacak söz kalmadı Satmak istedim artanı kimse almadı Bu pazar uzun koridor, eksiklik seste Aşk rüzgarı, canımı al bir kere este
Gece yine geç saatlere kucak açtı Gündüz burdayız diyenler uykuya kaçtı.
II Birliğe yöneldim kitlelerden vazgeçip Tek kalmak en iyisi yalnızlıgı seçip Bir odadan diğerine geçiş durmadan Yetişemiyorum saatimi kurmadan Koskoca betonlar içinde yaşıyorum Zamanla birde kendimle savaşıyorum Orta cephede mücadele ertelendi Sağ çırpınıyor sol çoktan elendi Komada biri hareketsiz sayıklıyor Diğeri, cansız cümleleri ayıklıyor
Sanal tuzaklar içinde acı çekmedim, Titriyorum belki ama daha çökmedim,
Anlatamadıklarımı yüzüme yaydım Bir yıldız anladı, bende onunla kaydım Sorarsan gülmek gerek, ağlamak çok ayıp Biz ayıp eden cevap verenlerse kayıp Ben ayba bulandım sendeyse daha özel Kahkahadansa yüzünde yaş daha güzel Vefandan şüphem yok zaten yine sen varsın Susuyorsun karşımda dokunsam ağlarsın Düşünce nehirlerimden o sen akarda Bugün burdayım yarın başka bir diyarda
Beni buraları sordun, anlattım işte Gerisi arta kalan masal son gidişte.
Unutma dedim bundan böyle onu unut, Unutma yıkılacak oturduğun konut Dokunma yazdıklarıma kalan zamanda İsmimi an, ellerini her açtığın anda Gördüğün solmuş resimleri bana benzet Sonraki buluşma sonsuza kaldı farzet Mesafe yok kalbi manaya indirene Yazıklar olsun gözü akla bindirine Fani alemde görüşmesede bedenler Başka bir alemde buluşur söz edenler
Kime nasıl vaatte bulundun hatırla Olacak iş degil bu iki üç satırla
Isıtan buz kütlesiydin içimde önce Üşür oldum senden gelen ateş sönünce Boğazımda kalan çaresizlik hecesi Kaç defa yaşanır, o üç eylül gecesi Her şey yok olmadan benim gidecek olan Bir dostluk, birde göz yaşı arkamda kalan Kulaklarım çınlıyor, giden sessizlikti Ellerimi tut tekrar gelen sensizlik vakti Eline değmen, kalbine dokunmadıkça Kocaman bir hiçsin edeb korunmadıkça
Bir sen istemem tüm benliğime gülmesin, Sen gelmeyeceksen sensizlikte gelmesin
Aeb
|