Kapıda
kapımı çalıyorum kendi kendime, hiç haberim yokken kendimden, vakitsizce. bu kez mutlaka sen olmalısın bu gelen, diyorum içimden. kapıyı aralıyorum usulca, korkarak kendi umutsuzluğmu görmekten. duyuyorum; dışarıda henüz hissedilmeyen derin bir soğukluk... soluyorum; kendim boşlukta, içimde sahipsiz bir boşluk... kapıyı kapatıyorum yüzüme; odam karanlık. ve sen yeniden kapının eşiğinden içeri giren, tatlı ve kırık bir mum ışığındır artık...
Yal Nızlık
|