Pırlanta Bahçesi
Bir çekmecenin yaşam alanı gibi dar Bir dağ kadar sabit halimi anlatmaya kâfi mi Kalemler altında çırpınan bir kaç satır Kağıtlar beyaz olmayı ısrarla reddederken Mavilikler gökyüzüne yeni elbiseler Hüsranlar bana yine çıplaklık vaadediyordu Gözleri alev sarısı korkak ceylan Ayakları dipten kırılası cesur aslan Gülun bağrına çaresizlik atmış gülistan Bunlar haldir,hepsi yalnız dertsizliğe derman Issız küllenmiş, itaatkâr ormanlarda Sararmış mazi yapraklarını toplarken Yarının kesilmiş ağaçlarından kaçıyordum Kalamıyorum seni misafir etmeyen Mahkumlara yedek esaret veren Kervanları uçsuz bucaksız çöllere seren Deniz dibindeki ateş mekanlarda Dört yanı dikenli ihanetlerle çevrili Bugünün iki sayfalık huzursuzluk romanı Yalnız girişten ve sondan ibaretti Yavaş bir müziğe hızlı ritim çabasının Sonuçsuz kalmasının tek nedeni Telsiz sazlar ve dilsiz şarkıcılardı Talihsiz, uğursuz rehavete uzanmış Miskinlik çekiyorum üzerime Hesapsız hüsran nameleri söylüyorüm Bedenim ölmüşken dahi seni özlüyorum...
Aeb
|