Oysa
Bir sabah bakacaksın ki ,güneş senin için batmış. Boşuna arama etrafın artık karanlık. Oysa kalbindeki taşın ilacı, Eğer ağlayabilseydin İki damla göz yaşı. Zaman su gibi akarken, Güneşin senin için doğduğunu Yağmur evinin camına damla damla vururken, Aslında senin için yağdığını unuttun. Kendini uçsuz bucaksız bir tarlanın ortasında, Sırf gölgesinden belki birazda Serinliğinden yararlanılmak için Dikilen bir ağaç gibi gördün , Kök Salmıştın dünyaya Köklerin ekinleri kurutuyordu, Kolların altındaki çiçeklere engel oluyordu Denizi özlemedin hiç martının sesini bile bilemezsin Ah bir bilseydin hayatı anlayabilseydin. O zaman tatmadığın tatlar , koklamadığın kokular, Dokunmadığın güzellikler heder olmayacaktı. Sen olacaktın birde O Alın yazını parçalayacaktın, Zaten Kader ne ki senin kendi yazın. Zamanında silebilirdin ,baştan kurardın cümleleri. Noktayı virgülü boş verirdin . Önemli olan hatanı silmek değil mi defterinden. Kalemde sende idi , silginin birazı da sende
Şimdi bak ne haldesin güneşin yok, Dağlara özlemin yok ,yok işte koskoca bir yok Köklerin söküldü dünyadan faydan sadece gölgendi, Belki biraz serinlikti . Yerine çok talip var ,onlarda arkandan gelecek Ve onlarda unutacaklar, Varlıklarının kaç bahara mal olduğunu Bu hikaye böyle sürüp gidecek.
Zeren Cangert
|