Eylül Yorgunu
Rüzgar mı getirdi yoktu az önce Dağlardan yürüyen suskun akşamı Akşam ki, etrafı sarıp örtünce Eritir ufukta donuk zamana
Vicdanım dünlerden gel yap sorgunu Kafeste kuş gönlüm/eylül yorgunu
Resimler çizilir gözleri yaşlı Silinir bulutlar göğe değince Sevinç bir içimde, hüzün on başlı Kanatır yüreği yere eğince
Dağlarda çimenler yağmur vurgunu Yürümez topraklar/ eylül yorgunu
Haykırış küçülür varmaz kulağa Gönül seslerini duyan mı olur Bakışla da gidemezken uzağa Yıldızı geceden sayan mı olur
Muştular yağmursuz bulut durgunu Gecede esen yel/ eylül yorgunu
Sessizlik hükümdar gece tahtında Adımlar kısaldı, tutuk nefesler Bir sarı yaprak var umut bahtında Girmiş damarına endişe eser
Yalnızlık, gün senin çevir burgunu Şiirler, şarkılar /eylül yorgunu
Eylül mü sen misin büken boynumu Uçuşan yapraklar,göçen kuşlar mı Sildirmez gözümden ömür sonumu Ey bahar bir daha çağın başlar mı
Yalan baharların gönlüm dargını Kavuşmak ümidi... Eylül yorgunu.
Hasan Akçay
|