Nazar-ı Mehlika
NAZAR-I MEHLiKA
Yüreğimde yangın var, gözlerinin yaktığı Yüzümün ar rengi oradan gelir Yalan değil, aşk nehrimin sana aktığı Mehlika; şeydayım, tutkunum gözlerine, Beni benden eden felaket gözlerine.
Gökkuşağı kaybetti gözümde renklerini, Bahar, kokusunu sunmuyor sensiz. Sana tuttum bütün iyi dileklerimi Mehlika; sen özlemsin, sevdasın, nazsın... İzin ver de, ellerim aşkımı yazsın.
Neden kimseler bilmez, gözlerinin rengini? Bir ben miyim, nazarınla yanıp kavrulan? Bir ben miyim isteyen, böyle sevgini? Mehlika; sultanısın gönül sarayımın. Yerine seni koydum, dolunayımın.
Bir sevda gülü düştü, gözlerinden elime; Birdenbire kayboldu, koklayamadım. Sevgimi anlatamaz inan, hiçbir kelime. Mehlika; nazarın sadece bana mı yasak? Yüreğim sende rehin, gözlerim sana tutsak.
Gözlerim her yönde çehreni bulur, Her yüzde yalnız seni görür gözlerim. Yüreğim esirindir, sanma kurtulur! Mehlika; sevgimden hâlâ yok mu haberin? Bu sevda yükü, bu hicran, senin eserin.
Muhabbet yağmurudur senin gözlerin, Leyl ü nehar yağar, durmadan bir an. Hiçbir zaman dolmayacak bendeki yerin. Mehlika; sen dolunaysın benim göğümde, Ruhum aydınlanır, seni her gördüğümde.
Kokusunu yalnızca sana sunacak, Bir gül büyüttüm gönül bahçemde. Vuracak bu aşk beni, inan vuracak! Mehlika; gelip bu yaramı saracak mısın? Yoksa öyle, aynı yerinde kalacak mısın?
Ağlıyor bir şairin kahve gözleri, Ağlıyor, şehrin ona en uzağında. Aklında Mehlika... Mehlika ve gözleri; Mehlika; ağlatma, yüreğim senin. Umudu tükeniyor hayâllerimin.
Hangi güne dek sürer yalnızlığımız? Yoksa bir vuslat mı beni bekleyen? Bir hayâl değil ki bu yaşadığımız. Mehlika; ay yüzüne hiç yakışmıyor zulüm. Ya gel; ya da bırak, kurusun sevda gülüm.
EŞREF BÜLENT
Eşref Bülent
|