Doğum Günü
ne!doğum günü mü? o da ne oluyo ki! yaşadığımın farkına varmak bugüne nasipmiş meğer önce ölmek sonra yine ölmek saymak ölümleri birer birer doğdum ben de doğdum elbet bir pazar ya da pazartesi yaşayacak mıyım böyle ilelebet yok mu bunun son nefesi günden güne farkedermiş öyle derlerdi bizim oralarda doğumu ölüler de seyredermiş kim var ki bizim oralarda bir çelenk geldi kapımın dibine üzerinde ne bir çiçek ne de bir yazı Allah bağışlasın sahibine ölümün bu mudur tek manası sonra hediyeler ve hatır sormalar hepsinden de Allah razı olsun açmadım hiçbirini neden diye sormadılar kapım kapalı herkes defolsun çarıkları kafama geçirdim içimden yürümeliydim kafamla ölüme dek yol uzattım ayaklarıma kilimden boşa gitti bunca zahmet bunca emek hiç aklıma gelmezdi öleceğim doğum günleri kutlardık hergün insan bilseydi ne gün öleceğim ölüm günleri kutlar mıydı hergün bu dünya kanun duymuş birinden uymak gerekir mi zorla isteksiz ne konuşursun hayır mı var da dirinden uymak yeter mi ki zorla isteksiz
ve adım duyuldu içeriden ey garip!gel sıra sende bir sürü garip kalktı yerinden ben doğruldum sıra bende elime bir defter verdiler yaşadığım dünya kadar sonra beni güneşe sürdüler dünyanın bin misli kadar vay be güneş buymuş meğer seni daha önce de görmüştüm yarısı denize dalmış güneş o zamanlar seni ikiye bölmüştüm ikisi de kan dolu kan kardeş suya atladım diğer yarını görmek için sana ulaşana kadar gitmiştin hoşçakal diyemedim ama Allah işte kavuştuk yine çok değişmissin acımadın bana içtin beni bir dikişte sen de mi duydun birinden dünya gibi severdin hani eskiden beni doğum günümde ne güzel doğmuştun belki de aynı tarihde doğmuştuk sen soğuğu kovmuştun bense şimdi bile hala çocuk kim bu birisi haber aldığınız beni de affeder mi yalvarsam benim de ismimi yazınız ismimle birlikte ağlasam sonunda öğrendim o birisini ölmek mi lazımdı bilmek için şimdi ismine tutunmuş dilim ben aslında ölü falan değilim
Ömer Acar
|