Halisinasyon
Karanlığa uzanan şu gördüğün Şu başkalaşan bakışlar Görmeyi unuttuğumuz, cisim Bir baraka,bir su yoğrulmuşluğu Ve sen Bir uç denizsin artık benim için Teknelerinin kazınmış boyaları Ve güvertesinde,menepoza giren midye kokuları Uzak artık o rıhtımlar Beli bükülmüş,cekilmiş ayaklarından sular Yerini sallanan ellerin anılarına sarpalamış koylar Dumansız ,acısız uzaklaşıyor bak gemi Ne yana kaçsam Ne yanda boğuşsam dalga sesleriyle Hep sana hep aşka çevriliyor dümeni Bir yalnızlık çalınıyor diplerden Yüzlerce yosun takılıyor üzerine Durmadan boğulmaya çalışsamda bu denizde Kopuk bir çapa oluveriyorsun tenimde Deniz analarına inat çoğalıyorsun Bir inci kadar zarif Bir barbun kadar toysun çok zaman Martılarca özgürsün alabildiğine Uçupda hani başka mavilerde sonra kapanan evlerine O evlerki soluk derin uğultularla Meltemlerle karışık yıldızlarla barışık Ve sevişgen geceleri yakamozlarla Bu göremediğin sularda Denizlerce güzel Denizlerce savruksun artık Karanlığa uzanan şu kocaman bakışlar Ve tenindeki tuz, dalga boyları salınışlar yalancılıklarıyla,yalama olmuş rıhtımlar mürettabatı batık bir adadır artık solan yalnıca kürdili hicazkar makamıdır rakısı yarım kalan şişede deniz de kaybolan kadındır ve kazanan aşkın mürekkep balığı sırtına vurulandır boylu boyunca toplanan bu sahilde hangi göz gece denizi ıslak görebilir ki
Ömer Kıvanç
|