Acıları Sev
Acılar büyüttük çiçek saksılarında Vurulmuşluğumuz hor görülmüşlüğümüzle Birer birer yeşerdi kırılan dallarımız Çiçek açtı bir merhabayla gündüze Ondan öğrendik kendimizi sevmeyi O verdi kuşatmasız emeği İnsanlığımızın etimizi örtmediği yerde Ondan öğrendik benliğimize boyun eğmeyi Aşk kusardı kurda kuşa soysuza Bin ah çektirine zeytin dalı verirdi Hoş görüyle gidilir derdi sonsuza Hayvanları insan gibi severdi Bir olduk onunla Ölüler yolladık yaşanılası ölümsüzlüğe Gülerdi hepside tebessümle gülerdi Kahpe kurşun vurmaz derdi bu canı Allahsız dedikleri halde O yüreğiyle cennete girerdi Sonunda dinlemedik onu Su verdik saksılardaki acılara Boy boy kuşattı dört yanımızı Sarmaladı sarmaşıklara yarınlarımızı Ölümle elemle feryatla geldi Kokusuz anlamsız sinsice Kendiliğinden fırladı yaşlar pınarlarından Aktı hiç durmayan nehire Bir umutla bekledik bitmesini kederin Kar beyaz yeşertiler umduk hayattan Bıkmadan acıları bir elekte eledik Öldü bir yanımız öbür yanımızla dirildik Sonunda acıları sevmeyi de öğrendik Ne kederler böldü bizi Nede feryatlar kırılmışlığa Öylesine yücelttik ki acıları içimizde Sevgi gıpta eder oldu acımasızlığa...
Ömer Kıvanç
|