Jandarmalar geliyor
Çocuk yaşında daha, ezan dinmiyecek Bayrak inmiyecek, kula kulluk yok diye Din, vatan ve namus ugruna Dedem Nasuh Erdoğdu kurşun sıktı yunana
Savaş bitti Düşman def olup gitti Özgürce ve insanca yaşayacaklardı Ama; ansızın gelen gece baskınlarıyla Tutuklandı silah arkadaşları Günlerce asılı kaldılar meydanlarda Boyunlarında yağlı urganlar vardı Göğüslerindeki imandı madalyaları Bir de suç aleti olan sarıkları Teşhir edildi günlerce darağaçlarında Umutları imanları Kur‘anları...
Bunları anlattı dedem hediye olarak bana Kur‘anı ilk okumaya başladığımda Tehlike sezmiş ürkek bir ceylan gibi Bakınarak sağa sola Harfleri dantel gibi ör yavrucuğum Kelimeleri tuğlalar gibi yerleştir duvarlara Ve adam gibi dört köşeli ol Birileri sürekli bir fitne yuvarlıyor Hemen ardından Jandarmalar geliyor
Rafa kaldırdığımız Kur‘anı sakla Bulunmaz bir yerlere koy kadınım Denmesin bu evde isyan kazınıyor kafalara Kur´an okutuluyor gericilik basılıyor damarlara Dünyanın yuvarlakligini karakoldakiler hiç anlamıyor Sus bebeğim ağlama jandarmalar geliyor
Duymadınız mı Kastamonu da Konyada Menemen de...daha bilmem nerelerde Ezanı arapça okuyormuş isyancılar Ayet ayet direniyorlar sure sure savunuyorlarmış Istiklal mahkemelerinde kendilerini Ağızlarıyla kuş tutsalar bile Yine de adaletin kılıcı boyunlarina iniyor Tanrı uludur de hocam jandarmalar geliyor
Her yerde bir korku ve telaş fırtınası Yeni bir işgal ordusu mu geliyor Omuzlarında burunlari havalı mavzerlerle Bellerinde diş gıcırdatan kasaturalar Ve katil bakışlı dumdum kurşunları Yaz gününde buz kestirir ortalığı Paşaların her sözü kanundur Vatandaşlar Allahin jandarmalar emir kuludur Zulüm her yeri tir tir titretiyor Tanrı uludur deyin cocuklar jandarmalar geliyor
Arif Altunbaş
|