Canım Dedeciğim
Dedeciğim, nasıl başlasam bilmem ki, Benim maddi ve manevi kurtarıcı meleğimdin Köye geldiğim zaman sana doyasıya bakardım Bazen içimden bazen de dışa yansıtarak, benim dedem dedeciğim derdim Yok olmak üzeresin, yok oluyorsun dayanamıyorum
Belki 84 yaşın üzerine bir on yıl daha diyebilirdin Belki bel ki o tıkalı ayak damarların açılabilirdi Ama olmadı işte... O son görüşümde, Fadeni ara bana `4 bin lira` göndersin demen hala kulaklarımda Ölmekle, ölmemek arasında gidip gelirken bile bizleri düşünüyordun ve Rahmi`nin, `Aren Çayırı`ndaki tarlamızdan bir miktar aldığını söyleyerek, onu mahkemeye vereceğim diyordun Ama biz ne yaptık, seni düşünmeyip o açılabilecek olan ayak damarlarını açtırmaya yönelik bir girişimde bulunmadık bile Tabii ki kişisel bencilliklerden dedeciğim Alacaklısın hem de çok alacaklısın bizlerden
Bilinç ve konuşmanı yitirdiğin anda sana geliyorum dedeçiğim Affet beni affet, olumsuzluklardan olumsuzluklardan.... Ne yapacağımı bilmiyorum Ah bir elimden gelebilse canına can katarak o sözlerini duymak isterdim duymak Benim biricik su kadar sef ve berrak dedem Belki beni bekleyeceksin, belki de hoş çakal diyerek sonsuza doğru çekip gideceksin Ama ne olur bekle dedeciğim, soluğunu bari hissedeyim ve son kez de olsa sımsıcak ellerine bari bir değebileyim Benim canım dedeciğim
DEDEM
Nail Selçuk
|