Sakın Bana Benzeme
Günlerden her bu gün geldiğinde Sana bir mektup daha yazıyorum Mürekkebim donmuş olsa da yüreğideki sıcaklığı ve sana yakışmayacak kadar onurlu duygularımı senin adresinin yazılı olduğu bir zarftan geçmişe yolluyorum. Gittiğin saatden beri geceleri katık etmişim hasretini su Herhangi bir güneşin senle doğma tutkusu ve yağmurlu bir günün sonunda biriken toprak kokusu gibi gidişini öyle içime çekmişim işte... Her bitiş bir başlangıç derdin ya hani Doğru...Sensizlik beni hiç eden cinayetin faili
Anlardan her bu an geldiğinde Söküp yüreğimi karşıma alıyorum Sana dair ne birikmişse boşaltıyor,bir gün sana yollamak ümidiyle içini sevgi dolu nefretlerle dolduruyorum. Olmadı gülüm hiç de olmamış... Borç bir sevdayla gönül doyar mıymış ki senin sevdan gönlüme kalmış Sahte kalp ağrının yankıları yüreğimde çınlarken ve bu çoktan seçmeli oyun devam ederken, Ömür avuçlarımdan kayıp gitmiş Hayattan düşmüşüm de tutanım olmamış...
Yine de çok şey öğrendim bu vadeli pazarlıktan Sözlük anlamı ve anlatılanlar kadar yalın, Su misali saf bir kuş misali özgürce olmuyormuş sevgi... İnsan bayram sevinciyle koşarmış da ateş kırmızısı yangınlara Sarsılarak çıkarmış özlem merdivenlerini... Ben geç çok geç farkettim bitişimi Her ölüm gibi erken yitirdim gençliğimi ve bunlar son satırlarım senden geçmişe...
Günlerden her bugün anlardan her bu an geldiğinde Geç yalancı suretinin karşısına hesaplaş kendinle ve kaybetmemenin verdiği onur yansısın dünyalar değen gülüşüne Son olarak sen sen sakın bana benzeme oğlum Benim gibi aydınlığa hasret gitme...
(üsküdar 2001)
Asima Azra
|