Darda Bİr Ses
Bu gelenler artırır susuzluğumu Kör bir gece ışıksız başlar yine Ettiğimden beri yeminini Taş taşa vurur gibi Gün vurur geçer kapımdan Üşüşür pencereme orduları yalnızlığın Bu gelenler senden değil Kurulup ağlamak geçer içimden Siyah tan anlarsın bilirim Bu renkler ondan değil Sarılıp “karalamak” geçer içimden.
El vurur tel titrer Dağınık odaları bir bir toparlanır şehrin Köşede bekleyenler artırır yalnızlığımı Bu çalınanlar benden değil Lafını edecekler diye korkuyorum Bu konuşulanlar senden değil
Karanlık bastırınca Azalır telaşı sokakların Sokak ki ter içinde kalandır taşımaktan Meşgulüm ve ter içindeyim Telaşı sensin sokaklarımın Geldin ve arttı telaşı yalnızlığın İnce bir yel solumdan vuran Ağır bir düş senden kalan İleride bir kaç sönük lamba Sarı,soluk bir artalan beride Sefilce,ecel gibi aniden Bu ölenler bizden değil...
Üstü açık bir gün geçirdim Sancılı yemekler Sayısız,zayıf kokular sinmiş üzerime Sebepsiz kilitlendim dağlara Mürekkebi bitti aklımın Yetim bir kağıt beride Çık ortaya ve sallan Bu koku sensizlik Bu salıncak bizden değil Çık ortaya ve sallan Darda bir ses katlandığım Yazı, eski çağdan kalma bir anıt Süslendiğim sensin,kuşandığım sen Eksilen bir telaş, üstü açık bir nefes toparladığım..
Buruşturulup atılan bir kağıt Dürülüp yenen ekmek İkisininde kaderi aynı Uzunca bir yanılgı boynumdan asılan
Atarken duyduğum kızgınlık okşarkan aldığım zevk her yenilgide duyduğum üzüntü gece gelen hüzün kaçarken içimdeki korku koşarkenki telaş ne yalnızlıktan ne sigarasızlıktan
üstü açık bir gün alnıma vuran hepsi bu......
Hikmet Haşlak
|