Ağlat Beni
Ağlat beni Suskunlukla Bölüşülmüş günlerin en acımasızında Ellerimde çiçeklerin kuruduğu zaman Beynimde direncin adı silinmiş Kararsızlık kramp gibi girmişken bacaklarıma Nereye gideceğimi bilmeden yürürken Hadi söyle Söyle Ve ağlat beni
O kadar basit değildi her şey Gülüp geçecek kadar Susacak kadar sonsuza dek Unutmak gibi basit değildi Farkına varmışken tam Kabullenmişken Ne duruyorsun Bağırsana Bağır kulağımın dibinde Sağır edene dek Çıldırtarak sözcükleri Duyurana kadar bağırsana Bağır Ve ağlat beni
Yıldızların arasında dolaşırken Kaybettim birden, kırışmış özlemlerimi Nedense aramadım Yıldız yıldız dolaşarak. Sessizlik yetiyordu Uzunca Her acının yerini doldurarak Arada bir kayardı yıldızlar ellerimden Acırdı ellerim Tırnaklarımdan akardı kırmızılık Ve özlemlerimi hatırlardım her yeni acıda Işıklarını söndürün derdim yıldızlara Yüzümü görürken ağlayamazdım Söndür artık Ve ağlat beni
Rüzgar taşlarını gözlerime attığında Gözlerimden akan kanlı yaşlar gibi ağlat beni Kör bir güvercinin uçarken ağlaması Dört duvar arasında dökülen gözyaşları Ağlat beni Eskiden ağladığım gibi Şafak türküsünü dinlerken Kaybolan aşka Unutulmuş hayallerin peşinden Bahara Sıkıştırılmış yaşama Ve sana ağladığım gibi Ağlat beni
Çok uzun zaman oldu Bölüşmeyeli göz yaşlarımı Bir yalnızlık var etrafımda Göremediğim Ama hep benimle. Nedense boynu bükük kaldı Hayatın felsefesi Ve bu yalnızlık varken içimde Dökemem gözyaşlarımı dışarıya Ve içime attıkça suluyor sanki yalnızlığımı Her gün daha büyük Her gün daha hissedilir..
Okay Yıldız
|