son bakış
Her şey gitti, Bir tek mavilik kaldı yerinde...
Haykırışlarım yormaya başlamıştı beynimi. İnandırıcı gelmiyordu yankılarımın bana söylediği yüzlerce öğüt, cesaretti benim için susup da dinlemek sessizliği aramak içinde bir sesi. Artık anlamı yoktu gözlerimi açık tutmanın Elimle şekiller yapıp, görmediklerimin adını koymanın Saçlarımı okşayarak uzadığını hissetmenin Kestirmek isteyişimin Tırnaklarımla kanatarak suratımı Bir şekil vermenin. Nefes almanın bir anlamı yoktu.
Uykuydu galiba Varolandan uzaklaştıran beni. Hangisi gerçekti bilmiyorum Ama isterdim bir yeşillik önümde olsun Bir koku gelsin burnuma küf kokusuna benzemeyen Bir farklı ses duymayı Önceden vardı Evet, uyku değildi hatırladıklarım Bir yüz var gözümde hiç silinmeyen Bir ağlama sesi Ve kırmızılık, Hayır uykuydu bunlar Uyku olsun ne olur Ben niye burdayım. Ben neden kaçıyorum Kim koydu bu karanlığa bedenimi O yüz kime ait.
Önceden karanlığın dışını gezerdim Bir çocuk sesi duyardım, Ağlayanlar Kuş yavrularıydı galiba Su ses çıkarıyordu kendi başına Usulca akarak. Bir mavilik ve parlaklık vardı üstünde Karanlığın sırrımıydı Ayaklarımı parçalayan demir teller hatırlıyorum Dev duvarları Bağıranlar vardı etrafımda Çığlıklar, bağırışlar ve Ve sessizlik.
Her şey gitti Bir tek mavilik kaldı yerinde. Demirlerle ayrılmış ve bazen yok olan
Okay Yıldız
|