Tutkum
Başıma bu deli rüzgarları salıp da kaçıp giderken Boğazıma taşları ilmekleyip denizlere atarken beni Olmayacağını bildiğim düşleri kurma zevkini yaşattın bana Bunun için bile değdi inan her şeyden vazgeçmeye
Yalnızlığımın ulaşılmaz kahramanı, Kurtarırsın diye beklediğim gecelerde beni yalnızlığımdan Ellerimden düşlerimden ve kendimden Sen kendimi sevmeyi öğrettin bana Çaresiz beklentilerin kucağında
Çıkmaz yolların son durak yolcusu, Bana ulaşılmazı, erişilmezi, sevsen de sevilmezi gösterdin, Her yokuşun başında şöyle bir tepeye bakmam, Her gördüğümü uzanıp almamam gerektiğini öğrettin.
Benim ilk yaz vurgunum, umarsız ruhlum, Aştığım yolları geri dönüyorum, çıkıyorum artık Oyundan ve kurduğum düşlerin alaca karanlığından Katı gerçekler gibi gülüyorsun, susuyorsun Yitirmekten korktuğum ama birlikte olamayacağım şeyleri hatırlatıyorsun
Adına özlem, adına sevgi adına aşk adadığım, Dokununca bitecekmiş gibi gerçek dışı sandığım Dokunmadığım halde biten gerçeğim benim Öyle uzak yerlerden seni seyredeceğim Sanki hiç yokmuş olmamış gibi.
Sonsuza uzanan köprüm ve aştığımda ırmağım, Sonlu dünyamda görmekten korktuğum acımasız yüzlere benziyor yüzün Gördüm ve korktum senden, sevgisizliğinden, Vazgeçtim köprüyü ve ırmağı geçmekten Aşılmaz bir akıntının dibindesin sen
Özlem Kılıç
|