Dostluğun İyimser Cehennemi...
Gece yıldızları elime serpiştirirken Bir gece daha sensiz içiyorum Dostum! Esmer suratını özlüyorum her satırımda, Usandıran, bayat espirilerini... Ama hala gülüyorum Solucanın bağırsakta, bağırmasakta Yaşayabildiğini kanıtladığına...
Üstad bu akşam kokusunu alamıyor sümbülün; Yağmuru yağdıramıyor ki aksın `Bir Sel Gibi`... Kadehi parçalayamıyorum elimde! Bir kadeh sonra ben parçalanıyorum! Dibini getirdiğimiz viski şişesi Farkedilmeden duruyor hala yatağımın altında. Ağzımın içki kokusu Yayılır özleminle odamın dört duvarına... Sen olsan şimdi, erkekliğe bok sürülmesin diye Farkettirmezdim çakır keyifliliğimi bu gece Ve ağlardım omzunda hıçkırarak eserime; çaresizliğime... Ama sen yoksunki sersenişler aralansın yansımalarda? Yoksunki tamburlar ney ile sevişsin! Olmalıydın Dostum, içmeliydik bu gece birlikte! Sıkışmalıydı vezirimin hamlesiyle şahın köşeye... Her zamanki gibi Cehennemi sevdirmeliydik insanlara! Hatta Tanrı`nın Cehennemi yaratacak kadar Kötü olmadığını savunmalıydık çılgınca...
Ege`nin denizi Akdeniz`den soğuktur Dostum! Hafızanı üşütmeyesin oralarda? , Notalarını eksiltmeyesin Alanya`nın hüzünlü şarkılarının? Bilirim sen sindiremezsin; Korkutur başka kaldırımların ıslaklığı; Yatarken üstünü dostlukla ört her gece Ve annemin -kahvaltı mimarımızın- Sevgi dolu bağırtılarıyla uyan yeni bir güne...
Gece bir kez daha başlarken gösterisine Sensizliğe isyan edip içiyorum Dostum!
Evren Yağcı
|