Ben, Zaman ve Bir Yitik Sevda
Nice bekleyişleri damıtır sabrın süzgeci Sabra bulanır içli iç çekişlerin merhameti Ben yine sevdadan yana tavrımı koydum Sensizliklerimle suçladım kendimi Yüreğime düşen kor bir kuyruklu yıldızdı sevdan Gözlerimden akıyor saman yolları Buğulu gaz bulutlarında geziniyorum, Saman yolunun peşine takılmış serseri meteorlar gibi “Beni yine sevda yerimden vurdu zaman” Zaman boşluğunda zamansız kaldım Ki zamansızlığa açılırdı bütün yollarım
Ben sevdayı sensizlikte tanıdım Yüreğe söz geçirmeyi kolay sanırdım Sevdayı inkar edince, tutarsız Sevda ne demekmiş, anladım Beni en köhne yerimden vurdu zaman El değmemiş sevdalara açılırdı yüreğim Ve bir yalnız İstanbul akşamıydı terkedilmişliğim Terkedilmişliğimde sakladım korkularımı Ben ki sevdaya uzak yaşadım Beni sevda kurşunuyla vurdu zaman Ki zamansızlığa açılırdı bütün yollarım
Sana el değmemiş bir sevdanın ilk dokunuşlarını gönderiyorum Tükenmişliğimden arta kalan fersiz parmaklarımla Gezinir durur kelemim kağıdın kirli coğrafyasında Her susuş bir çığlıktır. Her çığlık bir okyanus... Aslolan sessizliktir der bilge, Ses ise, titreşimlerin onu bölmesidir... Bütün gizlerimi aralıyorum sana Tanıman mühim değil Bilmen de öyle Ben kendimce sahipsiz günah çıkarıyorum...
Beni umuda erken seviye geç kalmışlığımla vurdu zaman Bütün bekleyişlerim anlamsız Bütün varışlarım zamansız Açılışlarımsa tabansız artık Bir yaban sevdaya yamandım Serden geçtim sevdalara dadandım Ağlamak çözüm değil susmakta öyle Anladım... Yitik bir aşkın son dizeleri bunlar, Taşımak kolay değil kırılmış umutları... Her sevda yarım kalır, her yanım bir sevdadır Ayrılış bir yarımı tescil etmektir artık Yarım dışarıda kalır, yarım gider kaybolur
Samimi bir itiraf, belki geç belki değil Gerçeğin ta kendisi, kendi gerçekliğimin Ardına saklanmaksa zinhar değil emelim
Beni sende bıraktım. Yitiğim sende artık.
(İstanbul,21,04,2001)
gokhanok2002@yahoo.com
Gökhan Öktem
|