Ayrılık ve 14 Kasım
Bu gün Kasımın 14’ü Bir dört bir de Kasım Ruhuma tütsüdü acılarım yasım Ben buradayım; bu yaban şehirde Sen uzaklardasın...
Bu gün Kasımın 14’ü Özgürlüğün adı bu gün Adı doğum adı teskere Ne büyük bir rastlantı Ne talihsiz bir kader... Doğum hayattır diyorlar Teskere ikinci bir doğum Oysa sen doğum sancıları çekerken Ruhum ölüme oruca yatmış Bilmek, anlamak, kabullenmek Sessiz, boynu bükük kabulleniş... Varlığını sevmek kadar yokluğuna alışmak Unutmak unutmaya çalışmak... Yürek parçalamak, yaraya tuz basmak Hıçkırmak, ağlamak, hafifleyip susmak Ama hep düşünmek, düşünmek, düşünmek Sessizliğin ortasında düşüncelere dalıp Kaybolup gitmek... Yokluğunun ayırdında Varlığını düşünmek Var olmak ya da yok olmak; Ayrılık! ...; Varlıkla yokluk arasında ki o ince çizgide uzayıp gitmek... Bilmek Anlamak Hissetmek Sezmek Ama kabullenmemek, kabullenememek...
Aklım yüreğime uzak Yüreğime yabancı Yüreğin konuştuğu dil Akla yabancı İkilemler yumağı ruhumu bölmüş O ruhum ki özde benim ama bana yabancı...
Bu gün Kasımın 14’ü Ayrılığın şarkısını söylüyor ağaçlar; Havada asılı kalmış; Ritim bozuk Melodiler belirsiz... Mevsimidir ama her nedense rüzgar isteksiz Yazdan kalan bir sonbahar sabahı Bir garip ki sorma sonbahara yabancı
Bizleri dışardan birileri Yani bizim dışımızda Bize uzak Bize yabancı...!
Ama, hayır belki de Bize yakın Bizden biri Biz İçimizdeki biz...!
Uzak ya da yakın Bizden biri ya da bize yabancı Ama bilen, Duyan, Gören, Belirleyen, Ama, hep susan Varlığın ve yokluğun bütünleştiği şey Ve her şeyiyle Bu bütünlük içinde kaybolan Bir güç veya güçler yumağı bizi yöneten Doğumla ölümü birleştirip adına rastlantı diyen Var ama yokken Yok ama varken Belirsizliğe bürünen Boyutlar ötesi Ya da tüm boyutlarda biraz var olan Her şey ama hiçbir şey Hiçbir şey ama her şey Ama sezilerde beliren Duygularda büyüyen İçimizde ama bizden uzak Bir güç ya da güçler yumağı Bilen, Duyan, Gören, Belirleyen Ama hep susan Varlığın ve yokluğun bütünleştiği şey Ama, her şeyiyle bu bütünlük içerisinde kaybolan Bir güç ya da güçler yumağı bizi yöneten Doğumla ölümü birleştirip Adına rastlantı diyen...!
Ama hayır! ...Hayır... Milyon kere milyonda kere bir O da senin doğum günün benim teskere günüme mi denk gelir...?
İşte burada inancımdır köpüren Beni alıp bu dünyadan götüren Bir yaradan bir mutlak güç Ya da adı her neyse Rastlantıya bırakmayacak kadar odur işi iyi bilen...
Bu gün Kasımın 14’ü Bir dört bir de Kasım Ruhuma tütsüdü acılarım, yasım Ben buradayım, bu yaban şehirde Sen uzaklardasın Buna ayrılık diyorlar... Ayırdında mısın...?
(Mersin,18,11,1997)
Gökhan Öktem
|