Gazel
Bir yalnızlık girdabında savrulur ruhum neden Ne yapsam zevk alamam teklik hiçliğe beden Bahar kışı kovalar, gece gündüze nispet Benimse yalnızlığım bildiğim tek müebbet Nedendir arayışım, bir mutlak bilinmezi Yaralar yüreğimi yalnızlığın sentezi Çok yokuşlar tırmandım hayat merdiveninde Sebebi aşkım oldu, düştüm her seferinde Çok hayatlar tanıdım, her kaçış bir hikaye Vuslata giden yolda, sevdam üstüme paye Fakat edince inkar yüreğimde sevdayı Kendi elimle yıktım kurduğum savunmayı Aklım yüreğime uzak yüreğime yabancı Ruhumda kabarıyor bitmek bilmez bir sancı Her seçiş bir vazgeçiş demekmiş anlaşılan Zamanın süzgecinde acılar elde kalan Her aşk barındırırmış bir hayal kırıklığı Sade zaman çözermiş bunca karışıklığı Sabır, sabır ya sabır, sevdaya tek çaredir Sevdaya düşen gönül heyhat, pare paredir Çivi çiviyi söker deseler de beyhude Hep eskisi aranır her yeni sevgilide Bir de bakarsın ki yıllar kalmış geride İçin için yanıyor, yara üstünde perde Kor alevler zamanla iz bırakır içerden En ince dokunuşta yankı gelir derinden İlk aşk, ilk sevdadır, ruhun en masum yanı Bir daha tadılması hiç mümkün olmayanı Hayat birazda böyle, her çıkış bir iniştir Dengede kalabilmek bence en mühim iştir Her bitiş bir başlangıç barındırır içinde Umuda yelken açmak, değişik bir biçimde Yeni başlangıçların nüvesi yeni aşklar Her yeni limana varınca yine başlar Değişimi barındıran hayatı özümsemek Her koşulda hayatı bu bilinç ile sevmek Bir çiçeği koklamak, bir kuşa eşlik etmek O seslerde derinden bir senfoni dinlemek Sevda yaşamdır, sevmek yaşamak hele Yaşamak ve yaşatmaktır, işte bütün mesele
(İstanbul,21,04,2001)
Gökhan Öktem
|