BOYA SANDIĞI
güz amca gelince karton kutulardan yaptığın şatolarda uyudun yaz teyze uyanınca sandallara ektiğin serin buğday tarlalarında içine kıvrılarak uyudun kendinin
annen elini bırakalı beri bir gül kanar avucunda, bilirim
yatağını tinercilerle bölüştün, ateşinde ısınırken Şubat’a darılmadın Haziran vurunca başına sen tutup papatyalar taktın turuncu saçlarına okul kitaplarına vitrinlerden sokuldun
sus, şuramda öyle kimsesizim ki
sapını rüyalarına batırdın ödünç aldığın pamuk şekerinin bulduğun sahipsiz balonları ılığına alıp uykulara yattın söyle kaç kez kulaklarında patlamalarla uyandın
korkma, en çok üşüdüğün yeri göster bana
ondördünde olmalıydın ilk tütün dokunduğunda yaralarına minicik parmaklarına sıkıştırıp içine çektiğin düşlerin olmalıydı kardeşlerini hiç görmedin biliyorum, aile albümü olmayan çocuk
annen hiç öpmüş müydü gülümsediğin yerinden
boya sandığını biraz da bana ver, dünyanı sırtlayayım çocuk dinlen sen biraz kalbime yaslanarak ve unutmamak için gülümse ! . .
Ayten Çolakoğlu
|