KARA KAPLI
gel buraya kara kaplım gel bilgisayar da yatağa girmiyor ki! ... uzanalım seninle şöyle bir ben söyleyeyim sen dinle ben yazayım sen oku…
tek yumurta ikizi mi olduk ne düşünüyorum düşünüyorsun lafı dolandırıp yazıyorum şeytan olup önüme dikiliyorsun bilmece çözüyoruz bazen bilmece sunuyoruz eğlenmenin bin türü var ya hani bu da kara kaplınınki besbelli…
aşkın ispatı yoktu da vefanın vardı en çok oradan vuruldum ben “yumuşak karın” diyorlar ya işte belki bir kalıntıdır Aşil’den konuşalım kara kaplım seninle derinden derinden…
alışkanlık oldu çiçek sulamak bir de sen ne de çoğaldı bu çiçekler hayatımı sardılar aniden balkon çiçeği salon çiçeği acı çiçeği `kötülük çiçekleri`* en önemlisi gönül bahçemin çiçeği bir hortum tutsam var ya yaşama dönülür mü ki siyahtan pembeye pembeden yeşile birden…
gel kara kaplım gel ben seni anlarım sen de beni gayrisinden kuşkuluyum gayrı eline kan bulaştı vefanın düştü kolçaklar aşkı ayrı koy da gel bir tek o haramdır seninle kalsın aşk! ...
biz ki siyahtan erguvana bir yolculuktayız…
*”Kötülük Çiçekleri” – Les Fleurs du Mal (Charles Baudelaire)
(22 Mayıs 2003)
Naime Erlaçin
|