Kral mı Soytarıydı Yoksa
Gök çatlayarak döktüğünde bulgur tanelerini Ağlayarak açtı gözlerini çocuk Çabuk ve anlaşılmaz adımlarla attaya gitti Irkımı koruyacağım ve döneceğim diyordu Gayya ses salındığında tohumlar Göğererek karşıladılar onu Damızlık bir tür gibi alkışladılar Tahtın gölgesinde belirdi ensesi Kemirilmiş ve tükürülmüş dudaklarıyla kızlar Krala gülüyorlardı Sonra devşiriyorlardı güzü uçlarından tutup Geç bir kadının koynundan çıkarak Evine dönüyordu civan bir delikanlı Bir durup, bir sekerek.
Sesler:
El el epelek, elden çıkan kelebek Demek ki tozlarımı buraya dökeceğim diye kelebek Düşlerini bıraktı civan delikanlının yoluna Samur kürklerini Kanat seslerini. Annesi çocuğunun düşlerini koruyordu attaya giden Pamuçlarını onarıyordu Ve sütünü ısıtıyordu hohlayarak göğüslerini. Civan delikanlı toplayarak kanat seslerini parçalıyordu Soytarı tahta çıkıyor dişliyordu Gayyaya salınan sesleri Gök çatlayarak döktüğünde bulgur tanelerini...
İlhami Atmaca
|