Ankara kalakaldı meydanda...
bir mahkumun gözlerinde aradım umudu, beton Ankara taş kesilmiş karşıda geceyi böyle sıcakta soğuk buldum kesildi bileğim inceden inceye bir hünerli elin marifetiydi ne kan, ne acı, hissiz koptuk hayattan çekilesi olmayan bir hava vardı memlekette, onu da biz soluduk. birer birer Ankara’ya getirilip, meydanlarda dondurulduk... yol bizim için mecburi bin çizgiydi yanlızca birinin üzerinde sürüklediler. kelepçeli bileklerimizle, başkasını yaşadık avuçlarımız kapalı kaldı hep geleceğe kesik ümitler bıraktık. yap boz oyununu oynattık çocuklara, ve işte dedik; şimdi birleştirin bunları! şimdi birleştirin yüreklerinizi... uzatın parmaklıklar arasından
septiklik deldi geçti ufkumuzu siz saf siz temiz siz duru... inancınızla indirin yıldızları gökten,
Ankara kalakaldı meydanda insanlar akın akın boşalırken üzerine ceketindeki tozu silkti, gravatını gevşetti inat etti, yine siyahları giyindi.
(2003/Ankara)
Meryem Kuzu
|