ÖYKÜLERİMİZ
-Bu şiir sararmış eski bir resim için yazılmıştır-
Bir koşudur tutturmuşum Ak günlere doğru Habire şarkılar besteliyorum Yarınlara Mutluluğa Ve geride kalan çocukluğuma Dair. Sen bilmezsin anam yün eğirirdi benim Bazen pamuk toplardı Tarlamızda tek başına. Beni sırtına sarardı Ve kendi ocakta bulgur kaynatırdı. Biz güneşin ve toprağın çocuklarıyız Onun için susuz kara toprak gibi Dudaklarımız çatlaktır.
Sen bilmezsin benim babam Eşkiyaların Akşamları türkü söylediği Kapısında Kocaman bir asma kilit sallanan Ve damında jandarmalar gezinen Bir yanı yıkık Ve eski bir mapushanede O taş duvarların ardında Ölümün bir dal çiçek gibi Beklendiği yerde Yıllarca önceydi bu /sen bilmezsin/ Babam gardiyandı.
Ve en çok ‘‘mapushane çeşmesinin suyu kurusun da gel leylim dağların dağların ardındaki dağın başındaki kar erisin de gel leylim’’ türküsü söylenirdi. Bir de ‘‘kürdün gelini’’ Ve ben yürümesini bilmezdim Dilim söz söylemez Ve gülmezdim.
Ali Çapan
|