Sesler
Babama...
Gönlümle ben başbaşa, oturup da şafakta Anlamaya çalıştım, esrârını ecdâdın Bir âşina rûh buldum şiirin ikliminde Nağmesine mest oldum, o Bayram Sabahı’nın Asırlar ötesinden bir ses geldi aniden “Aç gönlünü doyuran bir damladır denizden Anlamak için beni duy sesini vatanın”
Milliyete rûh veren kaynağı bulmak için Çıkıp sessiz şehire, gezdim mahçup, âvâre Bu toprakta yaşanan destânı duymak için Kulak verdim ervâhın gönül alan sesine “Bu diyârı feş eden imân dolu gönüller Ezânı yaymak için şehit olan yiğitler Hayat verdiler yurdun bu güzel beldesine”
Varıp Ulucâmi’nin minâresine baktım Asırlara inatla pek tutmuştu taşını Taşa bu ruhu veren kutlu sesi tanıdım Dedi; “Önce dedenin kaldır yerden başını Ufkunu kaybettiği günden beri Türkoğlu Havârisi salîbin. Gönlü yeisle dolu İrfanına sahip çık, sil Türk’ün göz yaşını”
Avlusunda gezerken bu mukaddes mâbedin Gönlüm büyük Itrî’nin bestesini özledi Canlanırken gözümde fâtihi bu beldenin Müşterisiz bir çeşme damla damla inledi “Vatanın lisânını terennümle çeşmeler Asırlardır kaç nurlu gönle abdest verdiler Türk semâlar abdestin bestesini dinledi”
Üstâd’a Cihangir’de ilham veren iklimin Mazisiyle kaynaşmak istedim bu şehirde Bir kaç garip çocuğu bu mübârek beldenin Bırakmadı gönlümü o muhteşem seherde Dediler; “Ümidimiz, kapladı gökkubbeyi Dinleyin gönüllerde akis bulan bu neyi Seninle beraberiz büyük kutlu seferde”
Mustafa Nadi Taşçıoğlu
|