Martı Çığlığı
Kendimi kışkırtıyorum, tükenmiş gecelerde Yorgun parmaklarım zor uzanıyor Gecenin ağrılı, sancılı saçlarına Aydınlığımı istiyorum Aydınlığımı geri getirmeliyim Çekerek karanlığın uzun perçeminden. Hırslarımı yıkayamıyorum karanlıklarda Şafağın ayazlarında özlemlerdeyim Çırılçıplak yıkanmalıyım aydınlığında Günün bedeni okşayan ısısında. Ruhum nerede karanlık bulursa Sığınmalarda Reddin set çekti uçuş ufkuma Beyaz bir martıyım ben masallarda Aklım fikrim sende Gönlüm ise firarda. Kayıp neşemi arıyorum Zifirlenen aydınlığım sendin Çık saklandığın köşelerden Çık artık Sen saklandıkça bu martı Köşe kapmaca oynar kadehlerle Kaderle. Seni özledikçe Kaçıp sığındığım martı çığlıklı şehir Eşim, güneşim sen oradasın Bir bilsen ne haldeyim Ağlarsın. Aydınlık sabahlarımın günaydını Bırak yüreğindeki masalları Denizlerden gelen esinti Şarkılarını taşır gün boyu Maviye boyar gri ruhumu Mavi olur dinlenir ruhum. Üşüyorum Bozkır da martı neyler Kanadım kırık Yaralıyım üstelik İnat etme haydi at bir çığlık Sar beni kanatlarınla Gözyaşlarımdan deniz oldu mekanım Sensiz kanat çırpamıyorum Neyleyim sensiz denizleri Haydi, haydi seslen durma Bir martı çığlığı at boşluğa Duyulsun bütün evrende sesimiz Sesin yankılandığında Bozkırımda Karışır yeniden birbirine nefesimiz. Bak çığlıklarımı duyuyormusun Acı içindeyim ölmek üzereyim İnat etme ne olur, çığlığını bekliyorum.
2007- Göcek
Esel Arslan
|