Mühre
Fütursuzca soyunan akşamın kör kuyu karanlığının beyazı kadar ak sevdalarda mısın Deftere alacak kaydedilmiş kinlerinin gün ışığı soslu kara dağlarında mı yoksa Erir mi ruhuna yağdırdığın karlar mecalsiz sokak lambasının parlak ışığında…
Bir demet aldım Zamanın öteki yüzünde kalan Pür-ü pak gülüşlerinden Zemheri soğuğunun sıcak anılarında renklenen gamlı kırpık düşlerimden… Kokladım, kokunu tanıyamadım Ya sen yıllandın yüreğimde tadın değişti Ya da törpülenen ruhumun gözleri karardı sensizlikten…
Mühredir sesin; kulağımın çınlamasında, mesafesizliğin karanlığında Göz kırpmak kadar yakın Nefes almak kadar sihirli Resmedememek kadar uzaktasın…
Necat Necdet Demircan
|