Nazarı kalbin hazanıyla…
Suskun yürekler mısralara bakıyordu Her ikisi de kendilerini orda buluyordu Mana satırların hecesinde kelimesinde Aşkı kucaklıyordu, sevdayı sunuyordu
Okurken yutkunmak olağan olmuştu Yürekten sızan heceler şaha kalkıyordu Dil durmuyor, yürek aşka filizleniyordu Gizemler ayyuka çıkıp sevda sunuyordu
Gizemin seyri halini terennüm ederken Merakın hırçın dalgaları acının eşiğinde Gel git yaparken korkunun çeperlerinde Telaşın katresi acının rengini sunuyordu
Müptela olmuş gönüllerin meşk serinliği Hazanın hüznünü yeniden yeşertiyordu Yıpranan yürekler dirense de akıyordu Aşkın, filizlenen düş pınarı serinliğinde
O kadar itinalı olsalar da her iki gönül Çaresizliğin bir umut olarak yaşandığını Pekâlâ, fark ediyorlar, sızıntı dinmiyordu Çaktırmadan nakşedenleri ezberliyorlardı
Bazı gece sessizliğinde kalemi bıraktılar Geleceğe nazarı kalbin hazanıyla baktılar Düşen yaprakları, kanatsız kuşları görünce Haşyete kapıldılar, çöl fırtınasını yaşadılar
Ta ki hazanla birlikte savrulan mısraların Bir başka yürekte can bulacağı umuduyla Yüreklerini susturdular çölün sıcaklığında Aşkın bir rahmet tecellisi olduğu inancıyla
Mustafa Cilasun
|