Şöyle bir dalmışken neler geliyor içimden
Sanki bir topaç misali İpin sardığı anın verdiği zamanın Koldan çıkan takatin, hırsın, nihayetinde Fırlatılan bir topaç inlilerken kendi seyrinde Amansız bir döngünün her katresinde çaresizdir Ne taş ve nede toprak onun için fark eden değildir Tutkusunun yolunda soluğu kesilinceye kadar döner Bir meczubun bilinen mecnunun deli denen kuzunun gibi
Tutulmuştur bir kere elden ne gelir ki Her bir cazibe aynı adresin yolunu gösterir Her alınan bir nefes onun hayaliyle güzelleşir En çirkin bile olsa, fiziksel özürlü bulunsa ne çıkar Gönül bu hangi fermanı, ne gibi bir maslahatı dinler Bir su misali sanki akan bir zaman gibi yâre doğru akar gider O sevgiliyi korku sarsa ne olur kimin umurunda olur aşk budur Anlamayan onu tatmayan, kalbinde yaşamayan elbet şaşı bakar
Bir tek isteğim ona hiçbir zaman Kavuşamaz olsam da, gelin gideceği aracın Kapısın bir koruma olarak bulunsam da gam değil Yeter ki sevsin, sevdiğiyle sevinsin onun kollarına serilsin Yalnızca bana kahretmesin, sevdiğim için sitem göndermesin Sanki bir hikâyenin kem karakteri görsün sevdiğiyle hep öğünsün Halimi anılarına dahi değer görmesin, paçavra gibi yırtıp atsın sevinsin
Mustafa Cilasun
|