Gül İle Gönlüm
Aşkın dergâhında kaynadım, taştım; Beni bir deryâya saldı bu gönlüm!.. Âlem-i ervâhta bir sırra düştüm; Ahdine vefâyı bildi bu gönlüm!..
Derdime tanıktır doğan, batan gün; Ömrüme damladı, gül renkli hüzün!.. Hızır’dan, Musa’ya bir ilm-i ledün; Kandıkça can buldu, doldu bu gönlüm!..
Bahtıma ışık mı, bu levh-ü kalem?.. Bir sonsuz huzur mu bunca dert, elem?.. Şu küçük tohumda, binlerce âlem; İbretten, ibretler aldı bu gönlüm!..
Mesih nefesinde göze nûr doldu; Süleyman, aşk ile gökleri buldu!.. Ateş, güle döndü gülistân oldu!.. Gül ile boyandı, oldu bu gönlüm!..
Yükümde, sonsuza yüklü günüm var; Umudum, çilede nazlı bir bahar!.. Beni böyle sardı bu ince efkâr; Bir özge menzile, daldı bu gönlüm!..
Acıya ‘can’ dedim, aşka dayandım; Secdede tutuştum, duâda yandım!.. Ashâb-ı Kehf gibi tevhîde kandım; Zamanın elinde kaldı bu gönlüm!..
Rıfat Araz
|