Ey Aşk
Ey aşk ! Sessizlikten usanmadın mı Usanmadın mı beni Ve de benim gibileri Ardın sıra koşturmaktan
Nesin sen ! Bir kor gibi İçin için yakar mısın adamı Yoksa Unutturur musun bakkaldan ekmek almayı Eve erken gitmeyi ya da gülmeyi
Kimsin sen ! Ne geldiğin yer belli ne de gittiğin yer Belirsizlikler içinde, karmakarışık… Acayipsin işte
Sen var ya sen… Alıp götürürsün akılları baştan Tek bir sözcük Tek bir nefes bile yeter sandırırsın adama
Yok, Hayır… Hiçbir şeysin sen Hem de hiçbir şey !
Ne sanıyorsun ki kendini ! Bir Leyla ile Mecnun Bir Ferhat ile Şirin mi adam etti seni
Bil ki… Artık kimse unutmuyor bakkaldan ekmek almayı Kimse, bir nisan sabahı şarkılar söylemiyor Ve kimse uzanmıyor kırlara Bir ilkbahar sabahı
Peki ya ne oldu… Nerde senin o sadık yarin Uyuyan güzel bile Koruyamadıysa masallardaki masumiyetini Nerde…
Ya, işte böyle dostum Titanik battı belki ama İçindeki aşk batmadı diyenlere Sefam olsun Battı işte ! Titanik de battı ! Aşk da battı !
Artık kimse kandıramaz beni Kimse Beni bu güzeller mahvetti dedirtemez
Gene de … Yani ufak da olsa bir umut… ……
Ama olmaz ki…
Söylenmez ki sevda türküleri Bu betonlaşmış yüreklere
Ve unutulmaz ki Bakkaldan ekmek almalar Bu cari hesap düzeninde
Peki ya o zaman Bir ütopya mıdır acaba Hala Leyla`yı aramak çöllerde
Bilinmez ki…
Bilinen bir gerçek var ki O da Eğer hala Aranacak bir şeyler varsa bir yerlerde Değişmiştir artık Arayış şekilleri
Her şey bir sanal dünya Ve her şey bir yapaylık…
Bu gidişle, bizim yerimize Bilgisayarlar öğrenecek Seksek oynamayı, uçurtma uçurmayı Ya da aşkı…
Bu gidişle…
23. 3. 1999
Şengül Gökçe
|