Anı-son net
aynalar dolaşıyor, bu kentin aynaları; sözlerim sisli sözler ve aşklar kırılmada; aşklardan isteniyor, ah, orda olmaları... kendini odalara benzeten odalarda, aynalar göğe ağar, bu kentin aynaları; kimi dilerse onu göstererek, buyurman kim bilir hangi yazda bırakmış anıları? sen sıdre, sen son ağaç, yeşil döşek ve yorgan... bilirsin, kalp gözüne ayn`a gerek... -ve soru- lar uzuyor isra`da... aksam çürük ve sari lambalar yükseliyor, sırlarla, göğe doğru; ve toplanıp geliyor gece yolculukları...
ah, aşklar paslanıyor, kent saklarken onları; bencileyin hep ayna yerine koyuyor anıları...
Hilmi Yavuz
|