Sevdiceğim
önce sakalımı kestim kendi ellerimle arkasından nice sevdalara söylenen doyumsuz nağmeleri sonra selamımı kestim gözlerimde kaybolurken istanbul
önce sen geldin aklıma mütevazi gülüşünle arkasından ayrılık türküleri sonra yaşamıma gönül bağlayan dostlar
ve şimdi sevdiceğim bir deli gönlüm hırçın deniz tutsak benliğim yarınıma
kalırmı bir anlamı yokluğunda gökyüzünün maviliği boğazın sıcak meltemi natıonele kadar gelen yosun kokusunun
aslında sevdiceğim aradığım istanbul değilmiş senmişsin istanbul neysekidiyorumda şimdi uzağım yoksa sensiz yaşamakta zor istanbulda
birgün gelmeliyim ıslak olsada yollarına oturmalıyım asma ağacının gölgesine sana gelmeliyim sevdiceğim beyaz ellerini tutmalı buğulu bakışlarını görmeli etli dudaklarından öpmeliyim çıldırasıya
sus sevdiceğim istedim bir kerede bizim için çalacaklar rodrugoezin gitar konçertosunu sazlar kemanlar acılarını bir kenara bırakmalı bu bizim dansımız bir ömür sürmeli katıksız ekmek gibi sade ve yavan
bir kez daha boşalsa tüm masalar sığmazdık biliyorum yüzlercesine ne zaman ilgilendirirdi beni nede kaçak bakışlar kıyamet günü gelmiş varsın gelsin oda bizim dostumuz olsun eey gönül verdiğim senin için yaşardım varolduğum sürece fakat böylesine etkisiz ve tepkisiz durmak yıpratıyor kahrediyor tamda kanatlanıvermişken düşüyorum dizlerime dizim yara dizim kan yine puslu akşamlara gömüleceğim şimdi gölgesiz bensiz ve yine sen düşeceksin aklıma hançer misali yırtarak karanlığı birkez daha arayacağım küçükçekmecenin lastik veçam ağaçlarının kokusunda bu sefer yürüyerek ineceğim çıkacağım yokuş yukarı yokuş aşağı sevmiyorsun biliyorum kulaklarımdaki gidiyorum şarkısının uğultusunu sen dur ben kendim yitip gidiyorum bir yanımda sen diğer yanımda istanbul yine yağmur çiseliyor ılık ılık içim bir ürperti bir yangın arkasından fırtınalar boranlar estiriyor bacaklarım titrek gözlerim faltaşı ellerim sımsıcak duruyor hala bir sıcaklık usumda sen kalbimde senin gözlerinle öylesine gidiyorum işte sevdiceğim
alyakuza
Yalnız Kurt
|