Fark
-kontesin `daisy gel kızım` dediği köpeğidir-
bilmem hangi barda hangi danslar yapılırken bizim evde proleter iftarlar yenirdi ve biz dansetmezdik, bilmezdik çünkü -bir buçuk metre kazmanın sapında bir metre çocuk- gönlümüz tarla başında eğlenirdi! ve buna, bunlara rağmen `buna da şükür` denirdi bilmem hangi barda hangi danslar yapılırken!
sopalar itler içindi, polo oynayamazdık varsa hovardalığımız o da keyif cigarasıydı şöyle yemek üstü, bir elin karnında ve biz bunu keyiflerin en güzeli sanırdık daha fazla eğlenmeye utanırdık bilmem hangi barda hangi müzik çalınırken!...
Ahmet Uslu
|