İz
gidiyorum dudaklarında ürperten bulanıklıkla korlaşan tortulardan soru imleri bırakarak çiğnenmiş bir mevsimin gücenik göğüne alnında çözüldükçe büyüyen hüznün dilsizliği izi keşkelere karışmış zorlu bir ikilem gölgelere düşen güz dönümü burukluğunda
uzak mevsimlerin yüzünde yalnız yabancılığı hangi acının örsüne değen zamana denk dudaklarındaki gülüşün yarım kalmış menevişi sinsi bir elin hoyratça sildiği izde geride kalan boş bir kovanın uğultusu anlatır düğümlenen esrarın karmaşık dokusunu
Selami Karabulut
|