Son Umu
Eski bir ilkyaz resminden yontulmuş, Göğünü arayan sorularla geldim. Düğümlenen sesimde dizginsiz sözcükler... Anlatacaklarımı hangi suskunluk bozabilir Bilmem ki ?
Islanmış bir bekleyişin daralan nefesinde Son umu bu harlandıkça pıtraklaşan. Eprimiş yollardan biçimlendirip alnıma kondurduğum. Uğuldarken ardımdan gümüşten ıslığıyla rüzgar, Ömrüm küllenen hangi yanılgının serinliği bu. Sustuğum yerde başlayıp bastığım izlerde büyüyen. Sökülürken ayazlanmış bir gönencin örgüsü Sıyrılıp dünün aynasından köhne sisiyle, Kaldırımlara düşen gölgem kadar yalnızken.
Avuçlarımda terleyen künyesiyle, yazılmamış mektuplar, Yadsıdıklarımı yeni baştan düşündüm de geldim. Paltomda birikmiş simli kar tozları... Zamanımıydı anlamı tozlanmış imgelerden Sesimin dalgınlığına yeni bir ahenk bulmanın. Bilmem ki ?
Selami Karabulut
|