Açık Deniz
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum Her lahzâ bir alev gibi hasretti duyduğum Kalbim de vardı Byron`u bedbaht eden melâl Gezdim o yaşta dağları hülyâm içinde lâl Aldım Rakofça kırlarının hür havasını Duydum akıncı cedlerinin ihtirasını Her yaz şimâle doğru asırlarca bir koşu Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu Malüpken ordu, yaslı dururken bütün vatan Rüyama girdi her gece bir fatihâne zan Hicretlerin bakıyyesi, hicrânlı duygular; Mahzun hudutların ötesinde akan sular Gönlünde hep o zanla beraber çağlıdadı Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı Bir gün dedim ki: İstemem artık ne yer ne yâr Çıktım sürekli gürbete gezdim diyâr diyâr Gİttim o son diyâra ki serhaddidir yerin Hâla dilimdedir tuzu engin denizlerin Garbın ucunda, sen kıyıdan en gürültülü Bir med zamanı gökyüzü kurşunla örtülü Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi Gördüm güzel vûcudunu zümredleyen deri Keskin bir ürperişle kımıldandı an-be-an Baktım ve anladım ki o ejderdi canlanan Sonsuz ufuktan ah o ne çoşkun gelişti o Birden nasıl toparlanarak kükremişti o Yelken, vapur ne varsa kaçışmış limanlara Yalnız onundu koskoca meydan ve manzara Yalnız o kalmış ortada âsi ve bağrı hün Bin mağara ağzı açmış ulurken uzun uzun Sendin bir âşina gibi heybetli hüznünü Ruhunla karşı karşıya kaldım o med günü Şekuânı dinledim ezeli muztârib deniz Duydum ki ruhumuzla bu gurbette sendeniz Dindirmez anladım bunu hiç bir güzel kıyı Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı Yahya Kemal`in Yüce Anısına Karabük/12.08.2000
Yahya Kemal Beyatlı
|