İkibinden Habersiz
-Nazım Hikmet`e-
Titriyordu aç bir çocuk ıssız kuytularda Bir dilim ekmeğin hayaliyle ısınıyordu İlk o varmalıydı karşıki otelin çöplüğüne ilk o almalıydı nasibini akşamki ziyafetten Titriyordu, kentin ışıklarına tutunuyordu -ikibinden habersiz
Yeni bir binyıldan bahsediyordu haber bültenleri Umuttan, mutluluktan... Lüks arabalarıyla beyfendilerimiz Çoktan dağılmıştı ülkemin beş yıldızlı otellerine kollarında medyatik fahişelerle
Milyarlar ekleniyordu, birilerinin milyarlarına Dolarlar saçılıyordu gökyüzüne Vur patlasın, çal oynasındı gece Bastırıyordu yükselen kahkahalar aç insanların feryatlarını.
Yeni bir binyıldan bahsediyordu haber bültenleri Umuttan, mutluluktan... Lüks arabalarıyla beyfendilerimiz Dönüyordu yavaş yavaş Saray yavrusu evlerine gözlerinde alkolün perdesiyle
Ve artıkları toplamak için, çöpleri yoklayan çocuk yumuyordu gözlerini hayata; E-5`in ortasında Ömründe gördüğü en lüks arabanın altında ezilerek -ikibinden habersiz
Ve mavi gözleriyle Nazım Hikmet Süzülerek gökyüzünden usulca Kucaklıyordu yolun ortasında cansız yatan çocuğu Öperek onu kanayan yaralarından Savuruyordu hiç ölmeyecek dizelerine -ikibin, umrunda değil!..
Çağlar Varol
|