Ruhlarımızın Çığlıkları
Tuluyhan Uğurlu İçin
Seni yaşamak, anlamak seni... Bir ananın doğum sancıları, Bir hastanın son nefesi, Son dileği idamlığın.. Bir sigara hasretliği, Yürek hasretliği, insan hasretliği, Sevda hasretliği... Ellerin, ruhunun dili parmakların Bir kadını okşarken ki, avuçlarkenki... Düşen bir çocuğu kaldırırkenki Anacığının saçlarını tararkenki... Gözlerin, yüreğinin çığlıkları Kanıyor acıların dindirilemeyen. Bir yanın baştan sona ölümsüz, yapayalnız Bir güvercin asiliği, Sonbaharın dökülen yapraklarındaki Küskünlüğü bir yanın... Ben senin insan tarafını seviyorum. Baştan sona insan... Sokakta ki masum satıcı çocuk kadar, Gözleri ellerinde ağlayan bir adam kadar, Okumayı yeni öğrenmiş yetmişlik bir ninenin Yüreğinde ki mutluluk kadar... Senin insan tarafınla ilgileniyorum. Nazım’ı mırıldanmak istiyorum, haykırmak sana Neruda’yı, belki Ümit Yaşar’ı, Lorca’yı Belki beni...Belki seni... Aşık olmak değil sana dair istediğim... -Bir yanları, ruhları hep yalnız olanlar, aşık olamazlar Ben, sen gibi.- Seni sevebilirim; insanca, dostça, kadınca, sevdaca... Baharda açan kırçiçekleri gibi, Gökteki yıldızlar kadar değil, Yerin altındaki ölüler kadar... Ruhunu, yüreğini, acılarını, nefretlerini, Umutlarını, tutkularını, ihanetini, Depresyonunu, öfkeni, mırıldanışını, yalnızlığını... Sevmek yürek işi olsa gerek diye düşünüyorum, Güzel olsa gerek... Öyle uzak, öyle yabancı, öyle zor... Ben senin insan tarafınla ilgileniyorum, Popülarizminle, IQ’unla, zenginliğinle, ününle değil... Ben senin yalnızlığıma benzer tarafınla ilgileniyorum, Binlerce kişi arasındaki kanayan yalnızlık Ve çağlayanları acıların... Gözlerin ve parmakların, Yalnızlığını ve acılarını tek ele veren... Yaşamak mı cesaret gerektirir, intahar mı sence? Ya kendimize, acılarımıza, Yalnızlığımıza olan ihanetlerimiz?
Nurten Aba
|