Mavi Tebessüm
`H. Özer`e`
Mavi tebessüm uçuyor zarif kanatlarıyla Bana doğru beklenmeyen yakut düşle beraber Gamzelerden fırlatılan simsiyah ok ve yayla Vuruyor beni denizin dibinde beni bir mücevher
Aranır ak tepelerde sıcak yağmur nisanı Firunzede açan çiçek beyaz açacak bu yaz Yıldız yıldız dökülüyor senden incinin kanı Söylesene bana niçin ölen sedef ağlamaz
Veda gülleri üşümez senli son sabahta Avazı çıktığı kadar bağırıyor bak ölüm Dudaklarım kavuşsaydı elindeki hayata Açılırdı bakışlarda melek sonsuzu düğüm
İsimsiz geceye mavi duanın ruhu dolar Yağmur durup izleyecek siyah göze bakışı Elmas dünyanın içinde gümüşten bir ışık var Ancak kollarında güzel şu güneşin batışı
Tebessümünü saklamak gelmedi hiç içimden Şiirlerim gül hüznünün yandığı yerdedir Dalga masumluğunda bir çığlık yolda yeşeren Kelimelerin ölümdür, gidişin ölümsüz kir.
Ecel uçurur beni, sen yine yanımda yoksun Ardına kadar açılmıştır ölüm kapıları Senin gözlerin başıma diker bir taş ; upuzun Ölümü hep sende arar son ölüm ihtiyarı
Bak izlemiyor artık kimse secdegâh toprağı Dolanamıyor rüya çölünde serseri akrep Ağzımı kapatırken sessizce örümcek ağı Akıyor sana doğru benden kırmızı mürekkep
Ellerinde dillenirken melûl türküsü hüznün Benim uçurumum uzuyor senin düşlerine Gurur abidesi buz masalı bir ölünün Gözlerinde kaybolacaksın kendi yerine
Sessizlik kırlangıcının kanadını öpme hiç Kaldırımın çukurunda eriyen uykusunda Kanım yerine güldeki bülbül damlasını iç Gül dudaklarının bende ölen uğultusunda
Senin bûsenin ümidi kadar rana olacak Toprağın üstümde sıra dağ gibi yükselişi Başucumda şarkısına başlayınca çıngırak Sonsuzluk pınarı olur hep yılanların dişi
Ümran secdelerde büyürmüş ümit duada Ayrılığı satıp çingene hülyalı geceye Yaşımı sen dökeceksin senden çıkacak sada Ubeydi olacak yüreğin Allah`a O diye
Melek olmanın zamanı geliyor yüksel artık Canın arkasından bakmamalısın bana öyle Yalnızlığı kutlama yüceliğini bıraktık At aya doğru bûse koyup kan kırmızı güle... Sen de hoş geldin de sessizce gelen Azrail`e...
Ömer Faruk Alp
|