Kapıcının Kızı Deniz
Bir sene oluyor tanıyalı Kapıcının Kızı Denizi,
ufacık bir kadın misali Bakışları ağır,ama hareketleri çocuksu; Kapıcının Kızı Deniz de Ezilmişlerden.....
Bir babası var,bir annesi,üç mü iki mi kardeşi O da ezilmişlerden, yaşayamıyanlardan Kapıcının Kızı Deniz çocuk ama olgun olmak zorunda;
Gözleri ‘bende sizin gibi ...’ diyor, anlıyorsun, olmak istiyor. ‘merhaba Deniz’ derken kısık kısık gülümsüyor.
Bir iki kez bize geldi; oturduk,konuştuk, ders şalıştı hırslı ,hevesli ve özentili...
O da aşık olacak belkide öyle, O da isteyecek, özgür yaşamak gece çıkmak,giyinip kuşanarak...
Kapıcının Kızı Deniz, bir daha gelmedi bize, sordum : ‘neden? Annen mi? dedim, sadece manalı ve üzgün, bir gülümseme ile ‘Hı,Hı’
Kapıcının karısı bilmem kim, yasaklamış bize gelmesini engellemiş özgürlüğünü,Denizciğin ama kilit vuramamış düşüncelerine, yine gülümsüyor, özeniyor, Kapıcının Kızı Deniz
geçenlerde gördüm saçını benim gibi toplamış, ‘merhabalaştık’ biliyor kötü olmadığımızı seviyor,istiyor, hala özeniyor Dokunulmak da istiyor..
daha geniş istiyor, daha yasaksız... bir yaşam. sığmıyor küçük yaşamına hayalleri taşarak , yüzüne aksetmiş. bakıyor; sanki ‘gel bana sizin gibi yaşamayı öğret’ der gibi.
Kapıcının Kızı Deniz giyinse de , kuşansada yaşasada tam anlamıyla, bakışlarında hep bir burukluk ve hep Kapıcının Kızı Deniz olacak aşık da olsa daima o hüzünlü ve aç gülümseme dudaklarında...
(Temmuz,95)
Özlem Taşdemir
|