Yok
Şiirlerin anlamını yitirdiği Bir İstanbul akşamında Bu kaldırımlarda yürüyen ben Ben değildim, ben eksiktim Mısralar şehri terketmişti Kaldırımlar dilencileri benden daha çok sevmiş Tinerci çocuklara kucak açmıştı. Ben ise lanetlenmiştim. Bir sonsuz yok oluş hissi var Lambalardan gölgem olmuyor Şiirler aklıma gelmiyor Hiçbirşey tad vermiyor Kendime firariydim Özlemlerim kilit altında Oğlumu vede kızımı göremiyorum Onlarda terketti, bende onları, Hemde hiç buluşmadan. Bu adımlar kaçmak istedikçe Şehir kendini çoğaltıyordu Çıkış yok. Olmadı ve olmayacak; Eksik birşeyler var. Yıkılmış, yağmalanmış, Kırılmış vede dökülmüş kaldırıma. Ayaklarıma dolaşmakta özlemlerim Böğrüme bir ağrı gibi saplanan; yanlışlarım, gülüşlerim, aldanışlarım Gerisi karanlık sessiz sağır sokağın, Geriye dönüş yok. Işık yok, Ses yok, yer yok , ben yok, dost yok, Yok ... Yok... Yok ...!
Daralan Adam
|