Taşra Kızının Deliceleri
1.
Gözlerim seni görünce güzel Saçlarım senin için uzun Tenim seninle sıcak böyle.
Sakınmaklar gereksiz bunu yeni anladım kırıp dikenli telleri geldim yanına. Dört tarafımda elle tutulan karanlıktı-bilirsin raylarca uzuyordu yalnızlığım körkandil kısır anlayışlara bir kinim vardı , zamanın eritemeyeceği bir sancım vardı öylesine belirgin yokluğun özlü çıbandı sanki Duramadım.
Duramadım dayanılmaz isteklere bütün bağlardan kurtulup bir an gözlerinin büyüsüne geldim ellerinin ateşine Yak beni.
Sen uykusun vazgeçilmiyorsun Seni kendim kadar seviyorum Günlerden bir gün duysam acısını Beni ilk öpenin sen olmasını istiyorum Beni ilk öpenin sen olmasını.
Türkan İldeniz
`Taşra Kızının Deliceleri` kitabından.
Temmuza Karşı
Acının ağzından öpüyorsun yine yine cehennem yürek yine hüzne gönüllü devriye.
Turaçlar amansız iklimde kanat açmadı ama ağaçlar zamansız açtı çiçek kar vurdu birden , pusudaymış fırtına ardından bir yağmur , bir yağmur ki yağmur değil sanki kezzap... heba oldu onca heves , onca emek onca kitap.
Söylemeye gerek yok , zaten herkes farkında.
Ey nice cendereden süzülen direnç hangi acı denenmedi ki bizde kitap yakılan yıldan , insan yakılan yıla vardık katliam katladık , çağ atladık.
Gel de içlenme.
Bu şiir bir büyük VAH - Temmuza karşı Ağustos kapısı nerede , nereye çıkar bu çarşı
Nereye çıkar bu çarşı ki... hem kalabalık , hem karanlık.
Tehlikeden geçiyoruz - belli etme - ilerle
Türkan İldeniz
|