Tarihçe
önce hain bir uykunun sevimsiz sabahı gibi sıradan mahmur, aynı sabahın ilk sıcak çayı gibi ferah bir karşılaşma... -merhaba!
sonra güzel ve en sıcak gülüşmelerin ev sahibi bir yüz.. -görüşürüz!
derken sanki elin elimde kem gözlere kedere dünya güzeli sohbetler -ara beni!
ardından derimizin altına sızan hani katiyen rakı içme mecburiyeti çağrıştıran bir korku ki -eyvah!
ve şimdi kalbimi karanlıklarda hançerleyen aklımı başımdan eyleyen çok uzun yollarda hiç uykulu otobüs saatleri gibi acıtan kanatan yani korktuğumuz yani başımıza gelen büyüdükçe büyüleyen aşk... -seni seviyorum!
şimdi sen kalbimin közünde kıvılcım kıvamında ağrıyan...
Yılmaz Erdoğan
|