Ankara Acıları
hüznümün dudağıdır gökte acan karanfil talih, bir cellat gibi vurdu yüreğimizi ateşler ülkesinde o ve ben, iki mahkum kah bir sevda çölünde parlayan ay ışıgı kah ruya bahçesinin zehirli sarmaşıgı uzaklardan bir rusgar esiyor efil efil sessizlik, acze duşen bir hayal kadar sefil
şimdi gül, ey korkular şehrinin yelpazesi hasretin en uzun, acının tazesi neden hala tütüyor burnumda karanlıgın ruhum neden yıllardır kahrının pervanesi
bu esrar seninmidir,yoksa gemilerinmi hemen hergun bir yıldız kayıyor gözlerinden gözlerin kan ağlayan bir deniz kadar derinmi yoksa habersizmisin ruhumun kederinden
ah, bagrımda pütürlü bir bıçak kadar keskin tabutumu bekliyor ankara acıları bu ne bir aşk masalı, nede heyula ve kin dumanlı bir çöküşün en kara acıları
Nurullah Genç
|