Yolcu
Elinde azigi, basi önünde selam vermiyor geçtigi yerlere yolcu kurak topraklara düsüyor gölgesi her kurulan mahkemede sahitlik ediyor yollar yükünün agirligi alninin kirislarinda eriyip gidiyor yolcu her adim atisinda uzayan yollar bir garip yolcu geçiriyor buradan nereden geldigi meçhul bir garip yolcu günes yaksada, kabinda ki suyun soguklugu onu vazgeçirmiyor ve bekleyenin çoklugu ona kapta ki suyu içirmiyor ufukta bir seher vakti daliyor uzaklara yolcu yollar uzuyor bir garip yolcu geçiyor buradan nereye gittigi meçhul bir garip yolcu yanardagda lav olup akiyor irmak irmak akrsulara kaniyor daglara buz, yollara toz oluyor biraktigi köyünü döndügünde bulamayinca gönül dagindan bir taze gül soluyor ve yolcu gözlerimin önünde sonsuzluga daliyor...
Harun Köroğlu
|